Yüzme
Yüzme
sporu su içerisinde yatay durumda yapılan bir
spordur.Vucut ağırlığı iskelet sistemine dik
olmadığından ,ağırlık yönünden bir etkisi
bulunmadığı için iskelet bozuklukları gibi
arızalara rastlanmaz.Bu yüzden ilerlemiş
ülkelerde,bu spora küçük yaşlarda
başlanmaktadır.Bu spor kalp,akciğer
kapasitelerini üst düzeyde
geliştirmektedir.İnsan vucudu bir makine gibi,iş
yaptığı sürece enerji tüketir.İnsan makinesinde
yaşamı sürdürebilmesi için gereksinilen sürekli
enerji havadan alınan oksijenin akçiğerler
yoluyla kana geçmesi,kalp yoluyla dokulara
pompalanması ve dokudaki besi maddelerinin bu
oksijenle yakılması sonucu elde edilir.
Spor yapmaya karar veren kişilerin ilk etapta
aşırı hevesleri söz konusu olmaktadır, bu yüzden
bilinçsizce aşırı yüklenmeler sonucu
sakatlanabilirler. Çeşitli sağlık sorunları
ortaya çıkabilir. SAĞLIK İÇİN SPOR, mutlaka
sağlıklı bir uygulama olmalıdır.
Yapılan fiziki aktivite ile,kalp atım volümü
artar,kalp atım sayısı azalır.Egzersiz sonucu
kaslardaki kan akımı ve mitokondriyal enzimlerin
salınımı artar.Fiziksel aktivite yapan bir
kas,aktif olmayan bir kasa oranla daha fazla yağ
ve daha az glikojen tüketir.Sonuş olarak kalp ve
beyin damarlarının tıkanmasının ana nedeni olan
aterosklerozisin artmasına neden olan yüksek
yoğunluklu lipoproteinlerde azalma olur.
Klinik pratiğinde,egzersiz bazı hastalıkların ve
hastalıklara uygulanan tedavilerin
değerlendirilmesinde kullanılmaktadır.Solunum
yollarında daralma olan hastanın tedavi verdiği
yanıt yüzme ile değerlendirilebilir.
Egzersiz yapanlarda kalp krizi geçirme oranının
egzersiz yapmayanlara oranla yarı yarıya düşük
olduğunu kanıtlandı.Çalışmalar egzersizin kalp
kasının Oksijen gereksinimini
azalttığını,kandaki yağların değiştirdiğini ve
böylece kal krizi geçirme oranını azalttığını
gösteriyor.
Egzersizin şeker hastalarının tedavisindede yeri
vardır. Fiziksel aktiviteyle,insüline duyarlılık
artmakta ve şeker hastasının daha az insülin
gereksinimi olmaktadırÖzellikle hastalığın
başlangıç aşamasında olan şeker hastalarının
tedavisinde egzersi önemli bir yer tutar.
Egzersiz aşırı şişmanlığınkontrolündede önemli
yeri vardır.Beden ağırlığının kontrol altında
tutulmasında iyi bir diyetin yanı sıra düzenli
egzersiz yapmanın da önemli katkıları
olmaktadır.
Yüzme Sporu için dikkat edilmesi gerekenler;
Yemeğin üzerinden en az iki saat geçmeden
çalışma yapılmamalıdır.Yemekten sonra yaklaşık
bir buçuk saat kan beyin ve kalpten
uzaklaşır.Herhangi bir kalp sorunu olanlar için
yemek üstüne çalışma yapılması tehlikeli
olabilmektedir.bu tehlikeli durumlar kalp sorunu
olmayanlarda da gözükebilmektedir.Yanlız şunu
unutmamak lazım "yemek" dediğimiz bir lokma
birşey demek değildir.Az ve sulu
besinler(içecekler,karbonhidratlar) yenildiğinde
iki saat beklemeye gerek yoktur.
Aç karnına çalışmanın hiç bir zararı olmaz.Sabah
çalışmalarında başlangıçtan 10-15 dk önce meyve
suları içilebilir.
Çalışmalar esnasında vucudun su gereksinimini
karşılamak çok önemlidir.Ter yoluyla ve diğer
yollarla yitirilen su, karşılanmazsa baş ağrısı
bitkinlik ,genel bir isteksizlik gibi sonuçlar
ortaya çıkabilir. Bu bakımdan susadıkça
yeterince su veya egzersiz esnasında bir yudum
şeklinde içilebilir.
Egzersiz anında çok fazla su içilmesi midede
gereksiz şişlik ve performansı bozucu
rahatsızlık yapabilir.Egzersizden hemen sonra
çok aşırı soğuk şeyler içilmemelidir. Terle
kaybedilen tuz, yeterli beslenme ile yerine
konulabilir.Aşırı sıcakta ve çok su kayıplarında
tuzlu şeylerin yenilip içilmesi yeterli değilse
tuz tabletleri ile takviye yapılmalıdır.

Yüzmenin tarihcesi;
Suyun bir çok canlı için doğal yaşam çevresi
olması ve yaşamın suda başladığı
düşünüldüğünde,bilinen en eski çağlardan beri
insanların suyla ilgilenmesi,yüzme ve banyo
amaçları ile suyla ilişkide olmaktan zevk alması
ve bu davranışlarına ilişkin bir kültür
oluşturmuş olmasına hayret edilmemelidir.
Hintlilerin dini amaçla oluşturdukları su
kültürünün M.Ö.3000 yıllarına kadar uzandığı
biliniyorsa da su ile ilgili yaşam biçimi
kültürüne ilişkin en iyi korunmuş yapı örnekleri
Ege uygarlılarına aittir.Bunun yanında Libya
çölünde Sori vadisindeki mağara duvarlarından
kazılarak elde edilen resimlerin incelenerek,bugünki
kurbağalama stilindeki yüzüş şeklinin aynısı
olduğu gözlenmiştir.Eski devirlere ait çok
sayıda yüzme resimleri,yazılar ve hikayelere
rastlarız.Pers Atina ve ısparta uygarlıklarının
ve kabartma resimlerinin küçük yaştaki çocuklara
yüzme öğretilme yoluna gidildiği yapılan
araştırma ve kazılar sonunda
öğrenilmiştir.Ayrıca Yunanlılar küçük yaştaki
çocuklara yüzme öğretilmesini aile reislerine
zorunlu kılmışlardır.Büyüyen çocuklar hem
sağlıklı oluyorlar hemde askere alınınca orduya
büyük fayda sağlıyorlardı.Osmanlılarda
sınırlarının denize ulaşması
ile büyük bir su kültürüne sahip olmuşlardır.Türk donanmalarının Akdenizi Türk gölü haline getirdiği ve Türk
bayrağının Hint denizinde dahi dalgalandığı bu
dönemde Türkler denizi her yönü ile tanımışlar
ve yararlanmışlardır.
Osmanlıların deniz sporu ile ilgili kaynakların
bulunduğu bölgeler İstanbul daki
Veliefendiçayırının bulunduğu sahil,Yalı
Köşkü,Beylerbeyi,Kuleli,Göksu,Bebek,Fenerbahçe
Burnu ,Kalamış koyu deniz sporları denebilecek
hareketlerin yapıldıkları yerlerdi.Evliya
Çelebi'nin Seyehatnamesi'nden Kağıthane
şenliklerinde yüzme yarışlarının yapıldığı
anlaşılmaktadır.Ayrıca Osmanlı Donanmasındaki
leventlerinde çok iyi yüzme bildikleri eldeki
kaynaklardan tesbit edilmiştir.
|